Efes’te Latrine İçinde İki Bebek Mezarı: Bizans Ailesi Neden Bu Yeri Seçti?
Efes Artemisionu’ndaki terk edilmiş bir Roma latrininde bulunan iki prematüre bebeğin özenli mezarı, Orta Bizans döneminde yas, inanç ve çocukların toplumsal statüsü hakkında yeni bilgiler sunuyor.
Efes’teki bebek mezarı tam olarak nerede bulundu?
Mezar, günümüzde İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında bulunan Efes antik kentinin en önemli kutsal bölgelerinden Artemision’da ortaya çıkarıldı. Alan, antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı’nın çevresindeki geniş kutsal bölgeydi. Roma döneminde buraya küçük konserler, toplantılar ve kamusal etkinlikler için kullanılan bir Odeion inşa edilmişti.
Odeion’a daha sonra yaklaşık otuz oturma yerine sahip bir kamusal latrin eklendi. Mezarın yerleştirildiği kanal, Roma döneminde atık suyu taşıyan bu sistemin bir parçasıydı. Ancak bebeklerin gömüldüğü Orta Bizans dönemine gelindiğinde kanal işlevini çoktan kaybetmişti. Dolayısıyla mezarı “kullanımdaki bir tuvalete gömülme” olarak düşünmek yanlış olur; burası artık terk edilmiş, kapalı ve sessiz bir mimari boşluktu.
İki bebeğin ikiz olduğu nasıl anlaşıldı?
İskeletlerin boyutları ve kemik gelişim düzeyleri, iki bebeğin gebeliğin yaklaşık otuz üçüncü ya da otuz dördüncü haftasında doğduğunu veya doğum çevresinde öldüğünü gösteriyor. Bedenlerin aynı mezarda, doğrudan yan yana ve temas hâlinde bulunması, araştırmacıların ikiz olabileceklerini düşünmesine yol açtı.
Bununla birlikte “ikiz” tanımı henüz kesinleşmiş değil. Aynı gelişim yaşındaki iki bebeğin birlikte gömülmesi güçlü bir ipucu olsa da biyolojik akrabalık ancak antik DNA analiziyle doğrulanabilir. Araştırmacılar bu nedenle sonuçlarını ihtiyatlı biçimde “muhtemel ikizler” olarak ifade ediyor.
Mezar neden sıradan bir gömü değil?
Çok küçük çocukların antik ve Orta Çağ toplumlarındaki mezarları yetişkin mezarlarından farklı yerlerde bulunabilir. Ev tabanları, kuyu çevreleri, yapı köşeleri ve terk edilmiş bölümler bu tür gömüler için zaman zaman tercih edilmiştir. Bu farklılık geçmişte bazen çocukların toplumdan dışlandığı veya bedenlerinin değersiz görüldüğü biçiminde yorumlandı.
Efes örneği ise daha karmaşık bir tablo sunuyor. Bebekler taş ve kiremitlerle oluşturulmuş korunaklı bir sanduka mezara yatırılmıştı. Mezarın düzeni, bedenlerin yerleştirilme biçimi ve olası kumaş izleri, bilinçli bir defin törenini düşündürüyor. Kanalın kapalı yapısı da mezarın dış müdahaleden korunmasını sağlamış olabilir. Bu ayrıntılar, alanın bir “atık yeri” olarak değil, güvenli ve gözlerden uzak bir son durak olarak seçildiğini gösteriyor.
Bebekler kefene sarılmış olabilir mi?
Kemiklerin konumu ve mezar içindeki bazı izler, iki bedenin kumaşla sarılmış olabileceğini düşündürüyor. Bir bebeğin başı yakınında bulunan demir nesnenin, kefeni ya da örtüyü sabitleyen bir parça olması ihtimali değerlendiriliyor. Organik kumaşın kendisi toprakta korunmamış olsa da bedenlerin sıkı ve düzenli konumu, sarılı bir definle uyumlu.
Kefen kullanımı, erken ve Orta Bizans Hristiyan gömü geleneklerinde yaygın bir uygulamaydı. Bu ayrıntı, mezarın alışılmadık konumuna rağmen defin işleminin dönemin kabul gören ritüel dili içinde yapıldığını destekliyor.
Ekstra boyun kaburgası ne anlatıyor?
Bebeklerden birinde normal insan iskeletinde bulunmayan ek bir boyun kaburgası belirlendi. Servikal kaburga olarak adlandırılan bu oluşum, günümüzde insanların küçük bir bölümünde görülen doğuştan bir anatomik varyasyondur. Yetişkinlerde çoğu zaman belirti vermese de fetüs ve yenidoğanlarda gelişimsel bozukluklarla birlikte görülme olasılığı daha yüksektir.
Araştırmacılar bu özelliğin prematüre doğum veya ölüm nedeni olduğunu kesin biçimde söylemiyor. Ancak Hox genleriyle ilişkili gelişim anomalileriyle bağlantısı, bebeklerin biyolojik öyküsünü anlamak için önemli bir ipucu sağlıyor. Antik bir mezarda, olası ikizlerden birinde böyle bir özellik belgelenmesi son derece ender bir durumdur.
Bebekler neden normal mezarlığa gömülmedi?
Efes’te Bizans dönemine ait bilinen mezarlık alanları bulunuyor. Buna rağmen iki bebeğin terk edilmiş latrin kanalına gömülmesi, aile veya topluluk için özel bir karar verilmiş olabileceğini gösteriyor. Prematüre doğan ve çok kısa yaşayan çocukların vaftiz edilip edilmediği, Hristiyan topluluklarda gömü yeri seçiminde etkili olmuş olabilir.
Ancak araştırmacılar vaftiz edilmemiş olduklarını kanıtlayan doğrudan bir veri bulunmadığını vurguluyor. Mezarın konumu pratik bir uzlaşma da olabilir: resmî mezarlığın dışında, fakat eski kutsal alanın içinde ve korunaklı bir yerde. Böylece çocuklar hem toplumun sınırında hem de sembolik olarak değerli bir mekânda tutulmuş olabilir.
Bu buluntu çocukların değersiz görüldüğünü mü gösteriyor?
Tam tersine, mezarın inşası ve bedenlere gösterilen özen, aile veya yakın çevrenin kaybı önemsediklerini düşündürüyor. Arkeolojide bebek ölümleri çoğu zaman yazılı kaynaklarda görünmez kalır. Resmî kronikler imparatorları, savaşları ve dinî tartışmaları kaydederken doğum sırasında ölen iki çocuğun adı genellikle tarihe geçmez.
Efes mezarı bu sessizliği kısmen bozuyor. Mezar için emek harcanması, iki küçük bedenin yan yana yerleştirilmesi ve alanın yüzyıllarca bozulmadan kalması, onların kısa yaşamlarının topluluk içinde fark edildiğini gösteriyor. Bu nedenle buluntu yalnızca ölüm oranları hakkında değil, yas, bakım ve aile bağları hakkında da bilgi taşıyor.
Latrin buluntusu neden çocuk öldürme vakalarıyla karıştırılmamalı?
Akdeniz dünyasında bazı kuyu ve kanal alanlarında çok sayıda bebek kemiği bulunmuş, bunların bir bölümü çocuk öldürme veya gelişigüzel beden atımıyla ilişkilendirilmiştir. Efes mezarında ise iki beden tek bir düzenli mezar içinde, anatomik bütünlüklerini koruyarak bulundu. Taş örgü, olası kefen ve bilinçli yönlendirme, toplu atım senaryosuyla uyuşmuyor.
Buluntu yerinin ilk bakışta rahatsız edici olması, arkeolojik bağlamın tamamını gözden kaçırmamalı. Roma döneminde kanalın işlevi ne olursa olsun, sekizinci veya dokuzuncu yüzyılda bu alan artık farklı anlam taşıyordu. Mimari mekânların anlamı zaman içinde değişebilir; bir atık kanalı yüzyıllar sonra korunaklı bir mezar boşluğuna dönüşebilir.
Keşif Efes’in Bizans dönemini nasıl aydınlatıyor?
Efes çoğunlukla Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi ve Roma caddeleriyle tanınır. Oysa kent, Geç Antik Çağ ve Bizans döneminde de yaşamaya devam etti. Eski kamusal yapıların işlevleri değişti; bazıları konuta, atölyeye, mezarlığa veya yapı malzemesi kaynağına dönüştü.
Bu mezar, antik bir Roma eğlence yapısının ve latrininin Orta Bizans toplumunca nasıl yeniden anlamlandırıldığını gösteriyor. Aynı zamanda büyük tarih anlatılarının dışında kalan bireyleri görünür kılıyor. Efes’in yalnızca anıtsal mermerlerden değil, doğum, hastalık, yas ve gündelik kararlar gibi insani deneyimlerden oluştuğunu hatırlatıyor.
Roma dünyasındaki başka bir yeni keşfi okumak için Šurany’de bulunan Marcus Aurelius dönemi askerî kampı yazımıza bakabilir; güncel tarih ve arkeoloji içeriklerinin tamamına ODYOMUH arşivinden ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Efes’teki iki bebek mezarı kaç yıllık?
Radyokarbon tarihlemesi mezarı sekizinci veya dokuzuncu yüzyıla, yani yaklaşık 1.100-1.300 yıl öncesine yerleştiriyor.
Bebekler kesin olarak ikiz mi?
Yaşları ve birlikte gömülmeleri ikiz olduklarını düşündürüyor, ancak kesin doğrulama için antik DNA analizi gerekiyor.
Neden bir Roma latrinine gömüldüler?
Latrin o tarihte yüzyıllardır kullanılmıyordu. Kapalı kanalın korunaklı ve tenha yapısı, mezar için bilinçli biçimde seçilmiş olabilir.
Mezar çocukların atıldığını mı gösteriyor?
Hayır. Taş örgülü mezar, düzenli beden yerleşimi ve olası kefen izleri özenli ve saygılı bir defin yapıldığını gösteriyor.
Kaynaklar ve ileri okuma
- Caroline Partiot ve Lilli Zabrana, “Peace in Unexpected Places: The Middle Byzantine Burial of Two Perinates, Possibly Twins, in a Latrine Canal of the Odeion in the Artemision of Ephesos”, Childhood in the Past, 13 Temmuz 2026, DOI: 10.1080/17585716.2026.2682804.
- Avusturya Bilimler Akademisi, Avusturya Arkeoloji Enstitüsü araştırma açıklaması, 23 Temmuz 2026.
- Live Science, “1,200-year-old infant burial found near famous Temple of Artemis in Turkey contains twins”, 24 Temmuz 2026.
- Antiquity, “Burial practices in Byzantine Ephesos”, 2026.
Kaynaklar
Seçili kaynaklar ve araştırma başlangıçları
- Partiot & Zabrana, Childhood in the Past, 13 July 2026, DOI 10.1080/17585716.2026.2682804
- Austrian Academy of Sciences, Austrian Archaeological Institute, 23 July 2026
- Live Science, 24 July 2026
- Antiquity, Burial practices in Byzantine Ephesos, 2026
Bu liste araştırma izidir. Belirli iddialar, adı verilen yayın, eser kaydı veya kurum belgesi üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.



