Read this article in English →

Türkiye Nasıl Otomotiv Üretim Üssüne Dönüştü? Devrim’den Hibrit C-HR’a Uzanan Tarih

1950’lerin montaj hatlarından Anadol’a, Bursa’daki ihracat fabrikalarından hibrit ve elektrikli modellere uzanan süreçte Türkiye’nin otomotiv üretim üssüne dönüşümünün hikâyesi.

Türkiye’de otomotiv üretimi, 1950’lerde birkaç montaj hattıyla başlayan, 1960’ların Devrim ve Anadol denemeleriyle şekillenen ve bugün Bursa–Kocaeli–Sakarya hattında Avrupa’ya araç ve parça ihraç eden dev bir sanayiye dönüşen uzun bir süreçtir.

Bugünün Manşeti: Neden Yine “Üretim” Konuşuyoruz?

Son aylarda haber akışında sık sık benzer ifadeler görülüyor: “Otomotiv devi gözünü Türkiye’ye dikti”, “Avrupa üretimi için Türkiye’nin adı geçiyor.” Aynı dönemde Avrupa Birliği’nin otomobillerde “Made in Europe” etiketine ilişkin yerli katma değer tartışmaları, Türkiye’deki otomotiv üretiminin geleceği açısından yakından izleniyor.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/deikten-abnin-otomobilde-made-in-europe-planina-turkiye-uyarisi/3968313?utm_source=openai))

Türkiye, bugün yılda yaklaşık 1,5 milyon motorlu araç üretiyor; 2023 verilerine göre dünyada üretim sıralamasında 13. sırada yer alıyor.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Üretimin büyük bölümü, AB ülkelerine yönelik ihracata dayanıyor; 2017’de ihracatın yaklaşık yüzde 85’i Avrupa’ya gitmişti.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Bu tablo, Türkiye’nin artık sadece “iç pazar için montaj yapan” bir ülke değil, küresel tedarik zincirlerinin kalıcı bir halkası olduğunu gösteriyor.

Peki Türkiye, 1950’lerde birkaç kamyon montaj hattına sahip bir ülkeden, bugün Avrupa için hibrit C-HR, ticari Transit ve sayısız yan sanayi parçası üreten bir merkeze nasıl dönüştü? Bu sorunun yanıtı, erken dönemin başarısız denemeleriyle başlayan ve gümrük birliği, düşük işçilik maliyetleri, güçlü yan sanayi ve siyasi dalgalanmaların iç içe geçtiği uzun bir tarihte saklı.

Uzun Başlangıç: TOMTAŞ’tan Devrim’e

Türkiye’de motorlu araç üretiminin kökleri, çoğu zaman sanılandan daha eskiye, Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. 1925’te kurulan Tayyare Otomobil Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ), uçakla birlikte otomobil ve motor üretimini de hedefleyen erken bir girişimdi; ancak Büyük Buhran ve sınırlı talep nedeniyle uzun ömürlü olamadı.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey))

1929’da Ford, İstanbul’da günde 48 otomobil üretebilen bir montaj hattı kurdu; fakat 1930’ların küresel krizi bu girişimi de kısa sürede sonlandırdı.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Asıl kırılma, 1950’lerde başladı: Tuzla’da Willys-Overland jiplerinin üretimi ve Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş. gibi girişimler, iç pazar için kamyon ve arazi araçları üretmeye yöneldi.([taysad.org.tr](https://www.taysad.org.tr/tr/turk-otomotiv-sanayi-ve-taysadin-tarihcesi))

Bu ortamda 1961’de, Eskişehir’deki Devlet Demiryolları fabrikasında tamamen yerli mühendislik ürünü bir otomobil tasarlandı: Devrim. Dört prototip üretildi, ancak araç hiçbir zaman seri üretime geçmedi.([taysad.org.tr](https://www.taysad.org.tr/tr/turk-otomotiv-sanayi-ve-taysadin-tarihcesi)) Talebin çok düşük olması, servis ve yedek parça altyapısının yokluğu ve kamunun risk almak istememesi, bu simgesel girişimi bir “tek seferlik” deneme olarak tarihe gömdü.

Montajdan Yerli Markaya: Anadol’un Açtığı Yol

1960’ların ortasında özel sektör, yerli bir otomobil üretimi için devreye girdi. Koç Grubu’nun ortak olduğu Otosan, 1959’da İstanbul’da kurulan fabrikasında önce Ford markalı kamyon ve otomobilleri lisansla monte etmeye başlamıştı.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Ancak Vehbi Koç’un asıl hedefi, Türkiye’de kendi markasını taşıyan bir otomobil üretmekti.([anadolturkey.com](https://www.anadolturkey.com/web/tr/anadol-hakknda/tarihce.html?utm_source=openai))

İngiliz Reliant ile yapılan anlaşmayla geliştirilen Anadol, 19 Aralık 1966’da seri üretime geçti. Fiberglas karoserli A1 modeli, başlangıçta ithal Ford motor ve aktarma organları kullanıyordu; ancak kısa süre içinde bu parçaların bir kısmı da Otosan tarafından Türkiye’de üretilmeye başlandı.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/gundem/anadol-55-yil-once-turkiye-yollarina-cikti/2516624))

Üretim 1984’e kadar sürdü ve toplamda 90 bin civarında Anadol imal edildi; Anadolu Ajansı’nın derlediği verilere göre 93.188 adetlik üretimin yaklaşık üçte biri pick-up, geri kalanı binek modellerdi.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/gundem/anadol-55-yil-once-turkiye-yollarina-cikti/2516624)) Anadol, teknik açıdan mütevazı bir otomobildi; fakat Türkiye’nin ilk yerli marka, seri üretim binek aracı olarak, mühendislik birikimi ve yan sanayinin oluşmasında kritik rol oynadı.

Bursa Ekseni: Tofaş, Oyak-Renault ve İhracat Dönemi

1960’ların sonunda Bursa, kısa süre içinde Türkiye otomotiv tarihinin merkezlerinden birine dönüştü. 1968’de Koç Holding ve Fiat ortaklığında kurulan Tofaş, 1971’de Murat 124 modelinin üretimine başladı ve kısa sürede Mısır gibi ülkelere ihracat yaparak Türkiye’nin ilk ciddi otomobil ihracatçılarından biri haline geldi.([tofas.com.tr](https://www.tofas.com.tr/en/AboutTofas/TofasTimeline?utm_source=openai))

1969’da kurulan Oyak-Renault fabrikası ise Renault 12 ve türevleriyle hem iç pazara hem de Avrupa’ya dönük üretimin kapısını açtı.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Bugün aynı Bursa tesisinde saniyede bir otomobil bileşeni üretilecek hızda çalışan hatlar, Clio ve Dacia Duster gibi yüksek hacimli modelleri üretiyor; fabrikanın üretiminin yüzde 70’ten fazlası ihraç ediliyor.([lemonde.fr](https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/12/22/in-turkey-renault-s-vast-factory-anchors-a-booming-auto-hub-geared-toward-europe_6748737_19.html?utm_source=openai))

Le Monde’un 2025 tarihli saha haberine göre, Bursa’daki Oyak-Renault kompleksi tek başına 390 bin adetlik kapasiteye yaklaşırken, sadece bu bölge 2024’te 434 bin araç üretmiş ve Türkiye’nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirmiş durumda.([lemonde.fr](https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/12/22/in-turkey-renault-s-vast-factory-anchors-a-booming-auto-hub-geared-toward-europe_6748737_19.html?utm_source=openai)) Bu tablo, Bursa–Kocaeli hattını yalnızca bir “sanayi bölgesi” değil, Avrupa odaklı bir otomotiv ekosistemi haline getiriyor.

Gümrük Birliği, Teşvikler ve Üretimin Doğu’ya Kayışı

1996’da yürürlüğe giren Türkiye–AB Gümrük Birliği, otomotiv sanayinin yönünü belirleyen en önemli dönüm noktalarından biri oldu. OSD’nin sunumlarında da vurgulandığı gibi, Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçişi ve AB ile bütünleşme adımları, 2000’li yıllarda kapasite ve ihracatın hızla artmasını sağladı.([tubitak.gov.tr](https://tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/EUREKA/kore/TR/OSD.pdf))

2004’e gelindiğinde Türkiye, yılda 518 bin araç ihraç eden ve bunun büyük kısmını AB pazarına satan bir ülkeydi.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) 2008’de üretim 1,1 milyon adedi geçerek, Türkiye’yi dünya sıralamasında ilk 15’e taşıdı.([tubitak.gov.tr](https://tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/EUREKA/kore/TR/OSD.pdf)) Aynı dönemde global eğilim, üretimin Batı Avrupa’dan daha düşük maliyetli ama lojistik olarak Avrupa’ya yakın ülkelere kayması yönündeydi; Türkiye bu dalganın başlıca kazananlarından biri oldu.

Bugün Marmara Bölgesi, özellikle Bursa, Kocaeli ve Sakarya, onlarca ana sanayi fabrikası ve yüzlerce yan sanayi işletmesiyle yoğun bir otomotiv kümesi oluşturuyor.([lemonde.fr](https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/12/22/in-turkey-renault-s-vast-factory-anchors-a-booming-auto-hub-geared-toward-europe_6748737_19.html?utm_source=openai)) Bu kümelenme, yalnızca montajı değil, kalıp, sac şekillendirme, elektronik, koltuk, cam ve lastik gibi çok farklı alt sektörleri de içeriyor.

Yan Sanayi, İşçilik Maliyeti ve Rekabet Avantajı

Türkiye’nin otomotiv üretim üssü olarak öne çıkmasında üç temel unsur öne çıkıyor: gelişmiş yan sanayi, görece düşük işçilik maliyetleri ve esnek üretim kültürü. TAYSAD verilerine göre, 1950’lerde kamyon montajıyla başlayan süreç, bugün yüzlerce tedarikçiden oluşan bir yapıya evrilmiş durumda.([taysad.org.tr](https://www.taysad.org.tr/tr/turk-otomotiv-sanayi-ve-taysadin-tarihcesi))

Le Monde’un Bursa’daki Oyak-Renault fabrikasından aktardığına göre, tesisin çevresinde 200 kilometrelik yarıçap içinde yoğunlaşmış yüzlerce tedarikçi, araçların yerli parça oranını yüzde 40–50 bandına taşıyor.([lemonde.fr](https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/12/22/in-turkey-renault-s-vast-factory-anchors-a-booming-auto-hub-geared-toward-europe_6748737_19.html?utm_source=openai)) Ücretler, Fransa’ya kıyasla yaklaşık dörtte bir düzeyinde; buna karşın fabrikada ödenen maaşlar Türkiye’deki asgari ücretin bir miktar üzerinde seyrediyor.([lemonde.fr](https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/12/22/in-turkey-renault-s-vast-factory-anchors-a-booming-auto-hub-geared-toward-europe_6748737_19.html?utm_source=openai))

Bu tablo, Türkiye’yi hem küresel markalar için cazip bir üretim noktası yapıyor, hem de sanayiyi dış şoklara ve kur dalgalanmalarına açık hale getiriyor. Otomotiv üretimi, ülkenin ihracat gelirleri ve istihdamı açısından kritik; ama aynı zamanda küresel talep daralmalarında en hızlı etkilenen sektörlerden biri olmaya devam ediyor.([tubitak.gov.tr](https://tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/EUREKA/kore/TR/OSD.pdf))

Kanıtlanmış veriler ve yorum nerede ayrılıyor? Arşivler ve resmi kaynaklar; Devrim’in 1961’de dört prototiple kaldığını, Anadol’un 1966–1984 arasında yaklaşık 90 bin adet üretildiğini, Tofaş ve Oyak-Renault’nun 1968–1969’da Bursa’da kurulduğunu ve Türkiye’nin 2023’te 1,48 milyon civarında araç üreterek dünyada 13. sırada yer aldığını açıkça gösteriyor.([taysad.org.tr](https://www.taysad.org.tr/tr/turk-otomotiv-sanayi-ve-taysadin-tarihcesi)) Türkiye’nin “otomotiv üssü” rolünün gelecekte güçleneceği veya zayıflayacağı ise bu verilere dayanarak yaptığımız bir çıkarım; AB’nin "Made in Europe" tanımı, küresel talep ve yerel sanayi politikalarındaki değişimler bu yorumu zaman içinde doğrulayabilir ya da tersine çevirebilir.

Elektrikli ve Hibrit Çağ: Eski Hatlara Yeni Görevler

Son on yılda otomotivde asıl kırılma, elektrifikasyon oldu. Türkiye’deki fabrikalar da bu dönüşümün dışında kalmadı. 2016’dan beri Sakarya’daki Toyota fabrikası Corolla ile birlikte C-HR modelini üretiyor; bu araç, Türkiye’de üretilen ilk hibrit otomobil oldu.([newsroom.toyota.eu](https://newsroom.toyota.eu/toyota-c-hr-production-starts-in-europe/?utm_source=openai)) 2023 tarihli Toyota açıklamasına göre aynı tesis, ikinci nesil C-HR’ın plug-in hibrit versiyonunu ve bataryalarını üreten Avrupa’daki ilk Toyota fabrikası haline getirildi.([newsroom.toyota.eu](https://newsroom.toyota.eu/toyota-motor-manufacturing-turkey-to-become-toyotas-first-european-plant-to-produce-plug-in-hybrid-vehicles-and-batteries/?utm_source=openai))

Kocaeli’nde Ford Otosan, Transit ailesinin plug-in hibrit ve elektrikli versiyonları için milyarlarca avroluk yatırım programı yürütüyor; bu yatırımlarla Kocaeli fabrikaları Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim üssü olarak konumlanıyor.([fordotosan.com.tr](https://fordotosan.com.tr/tr/kurumsal/ford-otosan-hakkinda/tarihce?utm_source=openai)) Hyundai Assan’ın İzmit’teki fabrikası ise yılda 200 bini aşan kapasitesiyle Avrupa ve Ortadoğu pazarına yönelik binek araç üretimi ve ihracatı yapıyor.([invest.gov.tr](https://www.invest.gov.tr/tr/whyturkey/SuccessStories/Sayfalar/hyundai.aspx?utm_source=openai))

Bir yandan da tamamen elektrikli yerli marka Togg’un Gemlik’teki tesisi devreye girdi; 2022’de açılan fabrika, Türkiye’de bataryalı elektrikli binek araç üretiminin simge projelerinden biri olarak öne çıkıyor.([en.wikipedia.org](https://en.wikipedia.org/wiki/Automotive_industry_in_Turkey)) Böylece, 1960’larda düşük talep yüzünden seri üretim şansı bulamayan Devrim’in yerli elektrikli bir ardılı, altmış yıl sonra bambaşka bir teknolojik bağlamda ortaya çıkmış oluyor.

“Made in Europe” Tartışması ve Türkiye’nin Konumu

Türkiye’de son dönemde çok tartışılan konulardan biri, AB’nin otomobiller için getirmeyi planladığı “Made in Europe” kuralları. Büyük Avrupalı üreticilerin AB kurumlarına gönderdikleri ortak mektupta, bir aracın “Avrupa üretimi” sayılması için gereken yerli katma değer oranının yüzde 85’ten yüzde 70’e çekilmesi öneriliyor.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/deikten-abnin-otomobilde-made-in-europe-planina-turkiye-uyarisi/3968313?utm_source=openai)) Bu tartışma, Türkiye’de üretilen ama büyük ölçüde AB’ye ihraç edilen araçların statüsü açısından kritik.

Türk iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin gümrük birliği ve derin tedarik ilişkileri nedeniyle fiilen Avrupa otomotiv sanayinin parçası olduğunu, dışarıda bırakılmasının hem Avrupa’ya hem Türkiye’ye zarar vereceğini vurguluyor.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/deikten-abnin-otomobilde-made-in-europe-planina-turkiye-uyarisi/3968313?utm_source=openai)) Diğer yandan, bazı plan taslakları, Türkiye’de üretilen araçların da “Avrupa üretimi” sayılmasını öngören formüller içeriyor; bu, yakın gelecekte çıkacak nihai düzenlemelere bağlı olacak.([arabalar.com.tr](https://www.arabalar.com.tr/haberler/turkiyede-uretilen-araclar-avrupa-uretimi-sayilacak?utm_source=openai))

Bu tartışmalar, Türkiye’nin onlarca yıllık üretim birikiminin ne ölçüde kurumsal olarak tanınacağı sorusunu gündeme getiriyor: Türkiye, Avrupa otomotiv zincirinin tamamlayıcı bir halkası mı kalacak, yoksa küresel ticaret gerilimleri içinde ara bölgede sıkışmış kırılgan bir üretim üssü mü olacak?

Toplumda Otomotiv İzleri: İşçi Kentleri ve Endüstriyel Miras

Otomotiv üretimi, rakamlardan ibaret değil; kent dokusunu, işçi sınıfını ve kültürel belleği de şekillendiriyor. Bursa’da organize sanayi bölgeleri etrafında büyüyen mahalleler, Kocaeli’nde fabrikalarla birlikte oluşan yeni ulaşım ve konut ağları, Sakarya’da Toyota etrafında gelişen yan sanayi kuşağı, Türkiye’de “fabrika kenti” olgusunun baş örnekleri.

Eski Anadol’ların hâlâ yollarda görülmesi, Devrim’in kalan prototipinin müzedeki ziyaretçi ilgisi, işçilerin emeklilik anılarında sıkça yer alan bant hikâyeleri; hepsi, Türkiye’nin otomotiv üretim üssüne dönüşme sürecinin toplumsal yüzünü yansıtıyor. Sanayi tarihi açısından bakıldığında, bu miras, yalnızca ekonomik değil, kültürel bir sermaye olarak da önem taşıyor.

Sonuç: Yeni Fabrikalar, Eski Sorular

Türkiye bugün, Ford, Renault, Fiat, Toyota, Hyundai gibi markaların yanı sıra kendi yerli girişimleriyle de Avrupa’ya araç tedarik eden bir ülke. 1950’lerin kamyon montaj hatlarından 2020’lerin hibrit ve elektrikli modellerine uzanan bu yolculuk, kısa vadeli yatırım kararlarının ötesinde, onlarca yıl süren bir sanayileşme hikâyesi.

Önümüzdeki yıllarda AB’nin regülasyonları, Çin ve ABD ile rekabet, iç talep ve vergi politikaları gibi etkenler, Türkiye’nin bu zincirdeki yerini yeniden tanımlayabilir. Ancak tarih, bir kez kazanılmış üretim bilgisi ve tedarik ekosisteminin kolay kolay kaybolmadığını da gösteriyor. Devrim’in rafa kalktığı, Anadol’un banttan indiği, Murat 124’lerin ilk kez ihraç edildiği yıllardan bugüne uzanan çizgi, Türkiye’nin otomotivde yalnızca “montajcı” değil, giderek daha fazla “üretim üssü” olarak da anılmasının nedenini açıklıyor.

Sık sorulan sorular

Türkiye’de otomotiv üretimi ne zaman başladı?

Türkiye’de otomotiv sanayinin temelleri 1950’lerde atıldı. Tuzla’daki Willys-Overland jip montajı ve Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş.’nin kamyon üretimi ilk adımları oluşturdu. 1961’de Eskişehir’de üretilen Devrim ilk yerli tasarım otomobildi; ancak seri üretime geçmedi. 1966’da Otosan’ın Anadol’u, Türkiye’deki ilk yerli marka, seri üretim binek otomobil olarak kabul edilir.([taysad.org.tr](https://www.taysad.org.tr/tr/turk-otomotiv-sanayi-ve-taysadin-tarihcesi))

Anadol’un Türkiye otomotiv tarihinde önemi nedir?

Anadol, 1966–1984 arasında üretilen ve yaklaşık 90 bin adedi bulan üretim hacmiyle Türkiye’nin ilk yerli marka, seri üretim binek otomobiliydi. Fiberglas karoserli yapısı ve Ford lisanslı motor-şanzımanıyla teknik olarak mütevazı olsa da, yerli mühendislik birikimi, tedarik sanayinin gelişimi ve Koç Grubu’nun sonraki otomotiv yatırımları için önemli bir sıçrama tahtası oldu.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/gundem/anadol-55-yil-once-turkiye-yollarina-cikti/2516624))

Bursa neden Türkiye’nin otomotiv üssü olarak görülüyor?

Tofaş ve Oyak-Renault’nun 1968–1969’da Bursa’da kurduğu fabrikalar, kenti erken dönemde otomobil üretim merkezi haline getirdi. Günümüzde Bursa, bu tesislerin yanı sıra yüzlerce yan sanayi işletmesiyle Türkiye’nin üretim ve ihracatında öncü bir rol üstleniyor. 2024’te sadece Bursa’da 434 bin araç üretildi ve bölge, ülkenin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirdi.([tofas.com.tr](https://www.tofas.com.tr/en/AboutTofas/TofasTimeline?utm_source=openai))

Türkiye’de elektrikli ve hibrit araç üretimi nasıl gelişti?

2016’da Sakarya’daki Toyota fabrikasında C-HR modelinin üretimi, Türkiye’de üretilen ilk hibrit otomobil olarak önemli bir eşik oluşturdu. 2023 itibarıyla aynı tesis, ikinci nesil C-HR’ın plug-in hibrit versiyonunu ve bataryalarını da üretmeye başladı. Ford Otosan Kocaeli fabrikalarında hibrit ve elektrikli ticari araç üretimi için büyük yatırımlar yürütüyor; Togg’un Gemlik tesisi ise tamamen elektrikli yerli binek otomobil üretimini temsil ediyor.([newsroom.toyota.eu](https://newsroom.toyota.eu/toyota-c-hr-production-starts-in-europe/?utm_source=openai))

AB’nin "Made in Europe" planı Türkiye’deki otomotiv üretimini nasıl etkileyebilir?

AB’de tartışılan "Made in Europe" kuralları, bir aracın Avrupa üretimi sayılması için gereken yerli katma değer oranını belirliyor. Büyük üreticiler bu oranın yüzde 85’ten yüzde 70’e indirilmesini talep ediyor. Türkiye’deki iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin fiilen Avrupa otomotiv tedarik zincirinin parçası olduğunu, dışarıda bırakılmasının hem AB hem Türkiye için riskler taşıdığını belirtiyor. Nihai düzenlemenin içeriği, Türkiye’de üretilen araçların AB pazarındaki konumunu doğrudan etkileyecek.([aa.com.tr](https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/deikten-abnin-otomobilde-made-in-europe-planina-turkiye-uyarisi/3968313?utm_source=openai))

Kaynaklar ve ileri okuma

Kaynaklar

Seçili kaynaklar ve araştırma başlangıçları

  1. TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği), Türk Otomotiv Sanayi ve TAYSAD'ın Tarihçesi, unknown, Kaynağı aç
  2. Wikipedia, Automotive industry in Turkey, 2026-06-09, Kaynağı aç
  3. Anadolu Ajansı, Anadol, 55 yıl önce Türkiye yollarına çıktı, 2022-02-27, Kaynağı aç
  4. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) / TÜBİTAK, The Automotive Industry in Turkey, unknown, Kaynağı aç
  5. Le Monde, In Turkey, Renault's vast factory anchors a booming auto hub geared toward Europe, 2025-12-22, Kaynağı aç
  6. Toyota Motor Europe, Toyota Motor Manufacturing Turkey to become Toyota’s first European plant to produce plug-in-hybrid vehicles and batteries, 2023-01-30, Kaynağı aç
  7. Anadolu Ajansı, DEİK'ten AB'nin otomobilde "Made in Europe" planına Türkiye uyarısı, 2026-06-12, Kaynağı aç

Bu liste araştırma izidir. Belirli iddialar, adı verilen yayın, eser kaydı veya kurum belgesi üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.